– 2026’ya girerken Bakırköy senin için ne ifade ediyor?
Bakırköy benim için denge demek. Ne çok gürültülü ne çok sessiz. İnsan burada biraz kendini toparlayabiliyor. 2026’ya “tertemiz geçiş” dediğimiz şey de aslında tam bu his. Hayatı sıfırlamak değil, fazlalıkları geride bırakmak.
– “Tertemiz geçiş” derken neyi kastediyorsun?
Drama azaltmayı. Sürekli açıklama yapmayı bırakmayı. Kimliğimle kavga etmeden, kimseye bir şey kanıtlamadan yaşamak. 2026 benim için daha sakin, daha net bir çizgi demek.
– Bakırköy’de trans olmak bu süreci etkiliyor mu?
Evet, hem iyi hem zor tarafları var. Alışkanlık var burada, bu iyi. Ama bazen fazla tanıdık olmak da yoruyor. Yine de 2026’ya girerken Bakırköy’de kalmak bana güven veriyor. Çünkü her şey çok yabancı değil.
– Geçmiş yıllarla kıyasladığında ne değişti?
Eskiden her şeye tepki verirdim. Şimdi seçiyorum. Her söz, her bakış benim meselem olmak zorunda değil. Bu da temizlenmek gibi bir şey. 2026’ya daha hafif giriyorum.
– Topluluk olarak 2026’dan beklentiniz ne?
Mucize değil. Daha az yanlış hitap, daha çok durup düşünme. Kimse mükemmel olmasın ama biraz daha dikkatli olsun. Bu bile yeterli.
– Kendin için koyduğun net sınırlar var mı?
Var. Her yere gitmemek, herkese açılmamak. Sınır koymanın bencillik değil, kendini korumak olduğunu 2026 öncesi öğrendim.
– Aşk ve ilişkiler bu “temiz geçiş”in neresinde?
Daha yavaş. Daha az iddia. Yanında rahatça susabildiğin biri varsa, o yeterli. Büyük sözler değil, tutarlılık önemli artık.
– Bakırköy’de günlük hayat nasıl şekilleniyor?
Rutin iyi geliyor. Aynı kahve, aynı yürüyüş yolu. 2026’ya girerken bu rutini seviyorum. Her şey değişmek zorunda değil.
– Korkular tamamen bitti mi?
Hayır. Ama korku artık yön vermiyor. Yanımda yürüyor sadece. Bu da büyük bir değişim.
– Son olarak, bu röportajı okuyanlara ne söylemek istersin?
2026 bir temizlik yılı olabilir. Hayatını baştan yazmak zorunda değilsin. Sadece sana ağır gelenleri bırakman yeterli. Bazen en temiz başlangıçlar böyle olur.
