Beylikdüzü Afitab Ceren ile 2026 Üzerine Muhabbet

Beylikdüzü Afitab Ceren ile 2026 Üzerine Muhabbet

Beylikdüzü’nde Zamanın Biraz Yavaşlaması

Ceren bazen özellikle Beylikdüzü’nü seçtiğini söylüyor. “Burada kimse acele etmiyor gibi” diyor. 2026’yı düşünürken bu yavaşlık ona iyi geliyormuş. Hız azalınca, insanın kafasının içi daha net duyuluyor.

2026’yı Büyük Hayallerle Değil, Hafiflikle Düşünmek

“Eskiden geleceği hep büyük cümlelerle kurmaya çalışırdım” diyor. Şimdi ise 2026 onun için daha az yük taşımak demek. Daha az açıklama, daha az savunma, daha az yorgunluk.

Kendini Sürekli Anlatmaktan Yorulmak

Bir gün “neden böyleyim” sorusunu cevaplamadığını fark etmiş. Dünya yıkılmamış. İşte o gün, 2026’nın nasıl bir yıl olabileceğine dair küçük bir işaret olmuş onun için.

Beylikdüzü Yürüyüşleri ve Sessiz Kararlar

Sabah yürüyüşleri sırasında kafasında çok şey netleşiyormuş. Kulaklık takmadan yürüdüğü günler var. “Düşüncelerimle baş başa kalmayı özlemişim” diyor. 2026 için alınan kararların çoğu bu yürüyüşlerde doğmuş.

Görünürlükten Bir Adım Geri Çekilmek

Ceren bir süre bilinçli olarak paylaşım yapmamış. Kimse sormayınca rahatlamış. “Herkes her an görünür olmak zorunda değil” cümlesini ilk kez o zaman ciddiye almış.

Korkularla Yan Yana Durmayı Öğrenmek

2026’yı korkusuz hayal etmiyor. Ama korkuyla kavga etmek yerine onu yanına almayı planlıyor. “Korku hâlâ var ama artık beni yönetmiyor” diyor.

Aşk Konusunda Daha Az Gürültü

Büyük laflardan uzak. Daha çok sessiz uyumdan bahsediyor. Yan yana oturup telefona bakmadan durabilmek, onun için 2026 aşkının tanımı gibi.

Değişimin Sessiz Hâli

Ceren mucize beklemiyor. Yanlış hitap edip sonra duraksayan bir insanın bile değişim olduğunu düşünüyor. “Her şey bir anda düzelmeyecek ama küçük şeyler birikiyor” diyor.

2026 Bir Takvim, Asıl Olan Yol

“2026 sadece bir sayı” diye bitiriyor. Asıl önemli olan, o yıla nasıl geldiğin. Yavaş mı, kırılarak mı, güçlenerek mi… Herkesin yolu kendine göre.

– Ceren, önce şuradan başlayalım. Beylikdüzü senin için ne ifade ediyor?
Beylikdüzü benim için biraz durak gibi. Hayat çok hızlı akarken burada tempo biraz düşüyor. Herkes bir yerlere yetişmeye çalışmıyor gibi. Bu da insana düşünmek için alan bırakıyor. 2026’yı düşünmeye de en çok burada başladım zaten.

– 2026 deyince aklına ilk ne geliyor?
Garip ama umutla karışık bir yorgunluk. Sanki çok şey değişecekmiş gibi ama her şey de aynı kalacakmış gibi. Benim için 2026, “artık bazı şeyleri taşımak istemiyorum” dediğim bir yıl olacak gibi geliyor.

– Afitab Ceren olarak hayatında neyi geride bırakmak istiyorsun?
Kendimi açıklamak zorunda kalmayı. Herkesin anlamasını beklemek büyük bir yükmüş, onu fark ettim. 2026’da daha az konuşup daha net durmak istiyorum. Beylikdüzü bu konuda bana iyi geliyor, insan burada biraz daha kendine dönüyor.

– Trans bir kadın olarak gelecek planı yapmak zor mu?
Zor ama imkânsız değil. Eskiden “yarın” bile belirsizdi, şimdi “birkaç yıl sonrası”nı düşünebiliyorum. Bu bile büyük bir şey. 2026 benim için çok büyük hayaller değil, daha sade bir düzen demek.

– Nasıl bir düzen mesela?
Daha az kaos. Daha az insan. Daha çok kendim. Belki aynı ev, belki aynı semt ama ruh hâli farklı. Beylikdüzü’nde sabah yürüyüşü yapabilmek, bir kahveyi acele etmeden içmek… Bunlar küçük ama kıymetli.

– Sence 2026’da insanlar değişir mi?
Herkes değil ama bazıları. Asıl değişim büyük laflarla olmuyor. Yanlış hitap edip sonra durup düşünen biri bile değişimin parçası. Ben mucize beklemiyorum, küçük iyileşmeler yeterli.

– Sosyal medya, görünürlük, şöhret… Bunlar senin gündeminde mi?
Eskisi kadar değil. Görünür olmak bazen yorucu. 2026’da daha az vitrin, daha çok gerçek istiyorum. Afitab Ceren olarak değil, sadece Ceren olarak durabilmek istiyorum.

– Beylikdüzü’nde yaşamak bunu kolaylaştırıyor mu?
Biraz evet. İnsanlar daha mesafeli ama bu mesafe bazen koruyucu oluyor. Herkes her şeye karışmıyor. Bu da bana alan bırakıyor. 2026’da bu alanı daha iyi kullanmak istiyorum.

– Peki korkuların var mı?
Var tabii. Ama artık korkudan kaçmıyorum. Onu tanıyorum. 2026’da korkuyla yan yana yürümeyi öğrenmek istiyorum. Yok saymak yerine.

– Aşk, ilişki, bağ… 2026’da bunlara bakışın nasıl?
Daha seçici. Daha yavaş. Büyük sözler değil, küçük ama tutarlı şeyler. Yanında susabildiğin biri mesela. Bu bana artık daha anlamlı geliyor.

– Son olarak… Bu söyleşiyi okuyanlara ne söylemek istersin?
2026 bir tarih sadece. Asıl mesele, kendinle ne yaptığın. Herkesin yolu başka, temposu başka. Acele etmeyin. Bazı şeyler gerçekten zamana bırakılmalı.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir