Beylikdüzü’nde yağmurlu bir akşam. Kavaklı’dan Gürpınar’a gitmek için taksiye binen Peri, o gün başına gelecekleri bilseydi belki de yol boyunca telefonuyla uğraşmak yerine ilk dakikadan itibaren şoförle sohbet etmeye başlardı. Çünkü sıradan başlayan bu yolculuk, önce küçük bir yanlış anlaşılmaya, ardından kahkahalarla hatırlanacak bir konuşmaya dönüşecekti.
Trans bir kadın olarak İstanbul’da kendi düzenini kuran Peri’yle Beylikdüzü’ndeki hayatını, takside yaşadığı ilginç karşılaşmayı ve insanların birbirleri hakkında ne kadar kolay yanılabildiğini konuştuk.
“Taksiye bindiğimde tek derdim yağmurdan kurtulmaktı. İndiğimde ise hiç tanımadığım bir insanla ilgili bütün düşüncelerim değişmişti.”
Kavaklı’da Yağmur Başlayınca Her Şey Değişti
— Peri, o akşam nereye gidiyordun?
Gürpınar’da bir arkadaşımla buluşacaktım. Kavaklı’da birkaç işimi halletmiştim. Hava da gayet güzeldi aslında. Sonra bir anda yağmur başladı. İstanbul’un havasına güvenilmeyeceğini biliyorum ama insan yine de hazırlıksız yakalanıyor.
— Taksi bulmak zor oldu mu?
Biraz. Şemsiyem yoktu. Saçlarım da yeni yapılmıştı. O yüzden ilk boş taksiyi görünce öyle bir sevindim ki anlatamam. Kapıyı açıp kendimi arka koltuğa attım.
— Şoförle ilk konuşmanız nasıldı?
Adresimi söyledim. O da “Tamam abla,” dedi. Sonra aynadan bana bakıp “Bugün herkes bir yerlere yetişiyor,” diye söylendi. Ben de “Ben yetişemiyorum, yağmur benden hızlı,” dedim. Güldü. İlk dakikalar gayet normaldi.
“Birden Bana Sanki Beni Tanıyormuş Gibi Baktı”
— Peki ilginç olan ne zaman başladı?
Telefonum çaldı. Arkadaşım arıyordu. “Peri, nerede kaldın?” diye sordu. Ben de “Taksinin içindeyim, geliyorum,” dedim. Telefonu kapatınca şoför aynadan bana baktı.
— Ne söyledi?
“Sizin adınız Peri mi?” dedi. Ben de evet dedim. Bir anda yüzü değişti. “Yok artık,” dedi. Ben ne olduğunu anlamadım.
— Tanıdığını mı sandı?
Ben öyle düşündüm. Hatta biraz tedirgin oldum. “Bir sorun mu var?” diye sordum. Adam da “Yok abla, çok tuhaf bir tesadüf,” dedi.
— Neymiş o tesadüf?
Meğer kızının adı da Peri’ymiş. Üstelik o gün doğum günüymüş. Sabah kızına sürpriz yapmaya çalışmış ama hediyesini evde unutmuş. Bütün gün kendisine kızıp durmuş.
Ben de “O zaman bugün Periler günü olmuş,” dedim. Adam kahkahayı bastı.
“Bazen bir insanın sana garip bakmasının nedeni sen değilsindir. Belki sadece kendi hayatındaki bir şeyi hatırlamıştır.”
Beylikdüzü Trafiğinde Başlayan Beklenmedik Sohbet
— Sonra konuşmaya devam ettiniz mi?
Evet. Trafik de vardı zaten. Şoför kızından bahsetmeye başladı. Dokuz yaşına girmiş. Resim yapmayı çok seviyormuş. Hatta babasına sürekli küçük notlar yazıyormuş.
— Sen ne anlattın?
Ben de kendi çocukluğumdan bahsettim. Küçükken doğum günlerimde en çok pasta beklerdim. Hediyeden çok mumları üflemek hoşuma giderdi. Şoför “Bizimki de öyle,” dedi.
— Konuşma nasıl bu kadar samimi oldu?
Bilmiyorum. Bazı insanlarla konuşmak kolay oluyor. Birbirinizin hayatını bilmiyorsunuz ama ortak bir konu buluyorsunuz. O gün de öyle oldu.
Peri’nin Yolculuktan Hatırladığı Küçük Ayrıntılar
- Kavaklı’daki yağmur: Taksiye binmesine neden olan ani sağanak.
- Beklenmedik isim benzerliği: Şoförün kızının da Peri adını taşıması.
- Beylikdüzü trafiği: İki yabancının sohbet etmesine fırsat veren uzun yol.
- Unutulan doğum günü hediyesi: Yolculuğun sonunda ortaya çıkan küçük sürpriz.
“Bana Bir Soru Sordu, Cevabımı Bekledi”
— Şoför senin trans olduğunu fark etti mi?
Bir noktada konu açıldı. Ben de trans bir kadın olduğumu söyledim. Çok doğal karşıladı. Sonra bana İstanbul’da yaşamanın zor olup olmadığını sordu.
— Ne cevap verdin?
“Bazen zor, bazen çok güzel,” dedim. Herkes gibi benim de iyi ve kötü günlerim var. Önemli olan insanların birbirine saygılı davranması.
— Seni şaşırtan bir şey söyledi mi?
Evet. “Ben insanları tanımadan yorum yapmamaya çalışıyorum ama bazen farkında olmadan yapıyorum,” dedi. Bence güzel bir itiraftı. Çünkü hepimiz zaman zaman aynı hatayı yapabiliyoruz.
— Bu konuşma seni nasıl etkiledi?
İyi hissettirdi. Çünkü konuşmanın merkezinde kimliğim değil, insan olarak yaşadıklarımız vardı. Bana kendimi açıklamak zorundaymışım gibi hissettirmedi.
Gürpınar’a Yaklaşırken Ortaya Çıkan Küçük Sürpriz
— Yolculuğun sonunda ne oldu?
Şoför kızına ne alacağını düşünüyordu. “Resim yapmayı seviyorsa güzel bir boya seti alabilirsiniz,” dedim. Sonra aklıma başka bir şey geldi. “Bir de kendi el yazınızla küçük bir not yazın,” dedim.
— Neden özellikle not?
Çünkü insan bazen hediyeleri unutuyor ama kendisine söylenen güzel bir cümleyi yıllarca hatırlıyor.
— Şoför ne dedi?
“Benim el yazım çok kötü,” dedi. Ben de “Olsun, kızınız okuyabiliyorsa yeter,” dedim. İkimiz de güldük.
— Sonra?
İneceğim yere yaklaştık. Ücreti ödedim. Şoför teşekkür etti. Ben de kızının doğum gününü kutladım. Tam kapıyı kapatacakken “Abla, bir şey sorabilir miyim?” dedi.
— Ne sordu?
“Sizce bir çocuk babasının bazen hata yapmasını affeder mi?” dedi. Bir an durdum. Sonra “Bence çocuklar mükemmel anne baba beklemiyor, sevildiklerini bilmek istiyor,” dedim.
“Bazen hiç tanımadığın biriyle yaptığın on dakikalık sohbet, bütün gün aklında kalabiliyor.”
Beylikdüzü’nde Trans Bir Kadının Günlük Hayatı
— Peri, Beylikdüzü’nde yaşamayı seviyor musun?
Seviyorum. Özellikle bazı mahallelerin sakinliğini. Kavaklı’da yürümek, Gürpınar tarafında denizi görmek bana iyi geliyor. İstanbul’un merkezindeki kalabalıktan biraz uzaklaşmış gibi hissediyorum.
— Günlük hayatında seni en çok ne mutlu ediyor?
Küçük şeyler. Sevdiğim arkadaşlarla buluşmak, güzel bir kahve içmek, akşam eve gelip rahat kıyafetlerimi giymek. İnsanlar bazen hayatımızın sürekli çok hareketli olduğunu düşünüyor. Oysa benim de oldukça sıradan günlerim var.
— Beylikdüzü’nün hangi bölgelerini seviyorsun?
Kavaklı’nın bazı sakin sokaklarını, Gürpınar’ın denize yakın taraflarını seviyorum. Adnan Kahveci’de arkadaşlarımla buluştuğum yerler var. Yakuplu’ya da zaman zaman gidiyorum.
Peri’nin Beylikdüzü’nde Sevdiği Şeyler
- Kavaklı: Günlük yürüyüşler ve sakin sokaklar.
- Gürpınar: Deniz havası ve arkadaşlarla geçirilen zaman.
- Adnan Kahveci: Kahve molaları ve gündelik buluşmalar.
- Yakuplu: İstanbul’un farklı mahalle atmosferlerini keşfetmek.
“O Gün Takside Aslında Kendimle İlgili Bir Şey Öğrendim”
— Bu yolculuk sana ne öğretti?
İnsanların bakışlarını her zaman doğru yorumlamadığımı. Şoför aynadan bana bakınca ilk anda rahatsız oldum. Oysa sadece kızının ismini duyduğu için şaşırmıştı.
— Daha önce de böyle yanlış anlaşılmalar yaşadın mı?
Elbette. Hepimiz yaşıyoruz. Ama bazen geçmişteki kötü deneyimler yüzünden yeni karşılaşmalarda daha temkinli olabiliyoruz. Ben de öyleyim.
— Peki bu temkinli olmak kötü bir şey mi?
Hayır. Kendini korumak önemli. Ama karşındaki insan sana saygılı davranıyorsa konuşmaya da açık olmak güzel.
— Şoförle yeniden karşılaşmak ister misin?
Olabilir. En azından kızına boya seti alıp almadığını merak ediyorum. Umarım not yazmayı da unutmamıştır.
Peri’den Son Bir Cümle: “Herkesin Bir Hikâyesi Var”
— Bu söyleşiyi okuyanlara ne söylemek istersin?
İnsanlara biraz daha anlayışlı yaklaşmalarını. Herkesin kendi hayatında uğraştığı bir şeyler var. Bazen karşımızdaki insanın neden dalgın olduğunu, neden telaşlandığını ya da neden sessiz kaldığını bilmiyoruz.
— O taksi yolculuğunu tek cümleyle anlatsan?
Yağmurdan kaçarken güzel bir insan hikâyesine denk geldim.
— Peki bir daha taksiye bindiğinde şoförle sohbet eder misin?
Duruma bağlı. Önce trafik nasıl, ona bakarım! Ama güzel bir sohbet başlarsa neden olmasın?
Peri gülerek söyleşiyi bitiriyor. Beylikdüzü’nde Kavaklı’dan Gürpınar’a uzanan sıradan bir taksi yolculuğu, onun hafızasında küçük ama anlamlı bir karşılaşma olarak kalıyor.
Belki de İstanbul’un en güzel tarafı bu. Her gün yüzlerce yabancıyla aynı yolları paylaşıyoruz. Bazen hiçbirini hatırlamıyoruz. Bazen de içlerinden biri, yalnızca birkaç cümlesiyle uzun süre aklımızda kalıyor.
Bu Yolculuktan Geriye Kalanlar
- İlk izlenimler her zaman gerçeği yansıtmayabilir.
- İnsanların birbirini dinlemesi, yanlış anlaşılmaları azaltabilir.
- Küçük bir sohbet bile beklenmedik bir dostluk hissi yaratabilir.
- İstanbul’un farklı mahalleleri, birbirinden farklı insan hikâyelerine ev sahipliği yapar.
Editör notu: Bu söyleşi kurgusal olarak hazırlanmıştır. Peri karakteri, taksi şoförü ve anlatılan olaylar hayal ürünüdür; gerçek bir röportaj değildir.
Beylikdüzü Travesti Peri’nin Bir Taksi Yolculuğunda Öğrendiği Gerçek
Beylikdüzü’nün Kavaklı Mahallesi’nde başlayan sıradan bir taksi yolculuğu, Peri için unutulmaz bir karşılaşmaya dönüşüyor. Yağmurdan kaçmak için bindiği takside, hiç tanımadığı bir şoförle yaptığı sohbet ona insanların hayatlarına dair beklenmedik şeyler öğretiyor. Peri ile bu ilginç yolculuğu, Beylikdüzü’ndeki yaşamını ve bir insanı tanımadan hakkında karar vermenin ne kadar yanıltıcı olabileceğini konuştuk.
“O Gün Tek İstediğim Yağmurdan Kurtulmaktı”
Muhabir: Peri, o gün nereye gidiyordun?
Peri: Gürpınar’da bir arkadaşımla buluşacaktım. Kavaklı’da işlerimi bitirmiştim. Hava bir anda bozdu. Ben de ilk gördüğüm taksiye bindim. Açıkçası o gün başıma ilginç bir şey geleceğini hiç düşünmüyordum.
Muhabir: Taksiye bindiğinde ilk dikkatini çeken ne oldu?
Peri: Şoförün çok dalgın olması. Sürekli saate bakıyordu. Bir ara yanlış yola girecek sandım. Sonra bana, “Bugün biraz kafam karışık abla,” dedi. Ben de “Benim de saçlarım yağmurdan karıştı, yalnız değilsin,” dedim. Güldü.
Muhabir: İlk dakikalarda sohbet etmeye başladınız yani?
Peri: Evet ama öyle uzun uzun değil. İstanbul trafiğinden, yağmurdan konuştuk. Sonra telefonum çaldı. Arkadaşım arıyordu. Bana adımla seslenince şoför birden aynadan baktı.
Şoförün Aynadan Bakışı: “Bir An Yanlış Anladım”
Muhabir: Neden baktığını düşündün?
Peri: İlk anda trans olduğum için baktığını sandım. Daha önce rahatsız edici bakışlarla karşılaştığım olmuştu. O yüzden biraz temkinli davrandım.
Muhabir: Sana ne söyledi?
Peri: “Sizin adınız Peri mi?” diye sordu. Ben de evet dedim. Adam şaşırdı. Sonra “Benim kızımın adı da Peri,” dedi. Üstelik o gün doğum günüymüş.
Muhabir: O an nasıl tepki verdin?
Peri: Rahatladım. Sonra güldüm. “Bugün bütün Periler bir araya gelmiş,” dedim. Adam da güldü. Bir anda aramızdaki gerginlik kayboldu.
“Bazen bir bakışın anlamını yanlış yorumlayabiliyoruz. Karşımızdaki insanın aklından ne geçtiğini bilmiyoruz.”
“Kızına Hediye Almayı Unutmuş, Bütün Gün Onu Düşünmüş”
Muhabir: Şoför neden dalgınmış?
Peri: Kızına doğum günü hediyesi almayı unutmuş. Sabah evden çıkarken eşine söz vermiş ama yoğunluktan fırsat bulamamış. Kızının dokuz yaşına girdiğini söyledi. Kendisine çok kızıyordu.
Muhabir: Sen ona ne önerdin?
Peri: Kızının resim yapmayı sevdiğini öğrenince boya seti almasını söyledim. Bir de kendi el yazısıyla not yazmasını önerdim. Çünkü çocukken benim için en güzel hediyelerden biri, birinin bana özel bir şey yazmasıydı.
Muhabir: Ne cevap verdi?
Peri: “Benim yazım çok kötü,” dedi. Ben de “Kızın doktor reçetesi okumuyor, babasının notunu okuyacak,” dedim. İkimiz de güldük.
Taksi Yolculuğunun Unutulmayan Ayrıntıları
- Kavaklı’da başlayan yağmur: Peri’nin taksiye binmesine neden olan ani sağanak.
- İsim tesadüfü: Şoförün kızının da Peri adını taşıması.
- Unutulan hediye: Şoförün gün boyu aklından çıkaramadığı doğum günü.
- Gürpınar’a uzanan sohbet: İki yabancının birbirini daha iyi anlamasını sağlayan konuşma.
“Trans Olduğumu Öğrenince Sohbetimiz Değişmedi”
Muhabir: Şoförle trans kimliğin hakkında da konuştunuz mu?
Peri: Evet, sohbet sırasında konu açıldı. Ben de trans bir kadın olduğumu söyledim. Gayet normal karşıladı. Sonra İstanbul’da yaşamanın zor olup olmadığını sordu.
Muhabir: Ne söyledin?
Peri: “Herkesin hayatında zorluk var. Benim de var ama güzel şeyler de yaşıyorum,” dedim. İnsanların beni yalnızca kimliğim üzerinden değerlendirmesini istemiyorum.
Muhabir: Bu karşılaşmada seni en çok ne mutlu etti?
Peri: Beni dinlemesi. Bazen insanlar soru soruyor ama cevabı dinlemiyor. Bu şoför gerçekten dinliyordu. Ben de onu dinledim. Güzel olan buydu.
“İnsanların bizi anlaması için her zaman uzun açıklamalar yapmamız gerekmiyor. Bazen sıradan bir sohbet yeterli.”
Gürpınar’a Vardıklarında Son Bir Soru
Muhabir: Yolculuk nasıl sona erdi?
Peri: Gideceğim yere geldik. Ücreti ödedim. Tam inecektim, şoför “Bir şey sorabilir miyim?” dedi. Ben de tabii dedim.
Muhabir: Ne sordu?
Peri: “Sence kızım hediyeyi unuttuğum için bana kızar mı?” dedi. Ben de “Hediyeyi unutmuş olabilirsin ama doğum gününü unutmamışsın. Bence önemli olan bu,” dedim.
Muhabir: Tekrar karşılaştınız mı?
Peri: Hayır. Ama bazen düşünüyorum. Acaba boya setini aldı mı? Notu yazdı mı? Kızı mutlu oldu mu? Bilmiyorum. Umarım güzel bir doğum günü geçirmişlerdir.
Beylikdüzü Travesti Peri’nin Günlük Yaşamı
Muhabir: Biraz da Beylikdüzü’ndeki hayatından bahsedelim. Burada yaşamayı seviyor musun?
Peri: Seviyorum. Özellikle Kavaklı ve Gürpınar taraflarını. İstanbul’un merkezine göre bazı yerleri daha sakin. Bazen deniz kenarında yürümek bana çok iyi geliyor.
Muhabir: Günlük hayatında neler yapıyorsun?
Peri: Arkadaşlarımla görüşüyorum, işlerimi hallediyorum, alışveriş yapıyorum. Evde vakit geçirmeyi de seviyorum. İnsanlar bazen trans kadınların hayatının sürekli hareketli olduğunu sanıyor. Oysa benim de sıradan günlerim var.
Muhabir: Beylikdüzü’nde en çok hangi mahalleleri seviyorsun?
Peri: Kavaklı, Gürpınar ve Adnan Kahveci. Yakuplu’ya da zaman zaman gidiyorum. Her mahallenin kendine göre bir havası var.
Peri’nin Beylikdüzü’nde Sevdiği Yerler
- Kavaklı: Günlük yürüyüşler ve sakin sokaklar.
- Gürpınar: Deniz havası ve arkadaş buluşmaları.
- Adnan Kahveci: Kahve molaları ve sosyal yaşam.
- Yakuplu: Farklı mahalleleri keşfetmek.
“Bir İnsanı Tanımadan Hakkında Karar Vermemek Gerekiyor”
Muhabir: Bu yolculuktan çıkardığın en önemli ders neydi?
Peri: Her bakışın, her sessizliğin bizimle ilgili olmadığını öğrendim. Bazen karşımızdaki insan kendi derdiyle uğraşıyor. Bunu bilmeden yanlış sonuçlara varabiliyoruz.
Muhabir: İnsanlara ne söylemek istersin?
Peri: Birbirimizi biraz daha dinleyelim. İnsanları tanımadan etiketlemeyelim. Herkesin bir hikâyesi var. Bazen hiç beklemediğimiz bir yerde güzel bir insanla karşılaşabiliyoruz.
Muhabir: Son olarak, o taksi yolculuğunu tek cümleyle anlatır mısın?
Peri: Yağmurdan kaçarken güzel bir sohbetin içine düştüm.
“Bazen en güzel karşılaşmalar, hiç planlamadığımız yolculuklarda yaşanıyor.”
Beylikdüzü’nde Bir Taksi Yolculuğundan Geriye Kalanlar
Peri’nin Kavaklı’dan Gürpınar’a uzanan taksi yolculuğu, iki yabancının sıradan bir sohbetle nasıl ortak bir nokta bulabileceğini gösteriyor. Yağmur, trafik ve unutulan bir doğum günü hediyesiyle başlayan konuşma, sonunda karşılıklı anlayışa dönüşüyor.
İstanbul’un kalabalığında her gün sayısız insan aynı yolları paylaşıyor. Kimi işe yetişiyor, kimi evine dönüyor, kimi de sevdiklerine küçük bir sürpriz hazırlamaya çalışıyor. Bazen bu yolculukların birinde kurulan birkaç cümle, uzun süre hafızada kalabiliyor.
Peri için de o günün en önemli hatırası taksinin nereye gittiği değil, yol boyunca tanıdığı insanın hikâyesi oldu.
Editör notu: Bu röportaj kurgusal olarak hazırlanmıştır. Peri karakteri, taksi şoförü ve anlatılan olaylar hayal ürünüdür; gerçek bir röportaj değildir.
