Geceye Karışan Nane Kokusu
İstanbul’da bazı geceler vardır; sabah olacağını bilirsin ama yine de zaman dursun istersin. İşte bu “son parti” de onlardan biriydi. Bardaklarda mojito, masalarda yarım kalmış kahkahalar, fonda hafif bir müzik… Travestiler için bu gece, sıradan bir eğlenceden çok bir dönemi kapatma anı gibiydi.
Kimse yüksek sesle “son” demedi ama herkes hissetti.
Neden Mojito?
Mojito bu gecenin sembolüydü.
Ne ağır, ne sert… Ferah, tanıdık ve biraz da nostaljik. Travestiler arasında “çok bağırmayan ama akılda kalan” bir içki olarak bilinir. Tıpkı bu parti gibi.
Birinin söylediği cümle gecenin ruhunu özetledi:
“Bu gece sert olmayalım, hafif kalalım.”
İstanbul’un Geceye Yumuşak Davrandığı Anlardan Biri
Mekân kalabalık değildi ama doluydu.
Tanıdık yüzler, uzun zamandır görülmeyenler, sessizce köşede oturanlar… İstanbul bu gece travestilere karşı biraz daha yumuşaktı sanki. Bakışlar vardı ama rahatsız edici değildi. Müzik yüksekti ama bastırmıyordu.
Şehir nadiren böyle davranır.
Gülüşlerin Altındaki Küçük Vedalar
Bu bir “dağılma partisi” değildi.
Ama bazı vedalar belliydi. Kimisi başka bir semte taşınacaktı, kimisi başka bir hayata, kimisi sadece biraz geri çekilecekti. Mojitolar içilirken konuşulan konular ağır değildi ama duygusuz da değildi.
“Belki bir süre görüşmeyiz,”
cümlesi birkaç kez geçti masalar arasında.
Dans Edenler Kadar Kenarda Kalanlar da Vardı
Herkes dans etmedi.
Bazıları sandalyede oturup izledi, bazıları sadece ritme başını salladı. Bu da gecenin güzelliğiydi. Kimse kimseyi “eğlenmek zorundasın” diye itmedi. Herkes kendi temposunda kaldı.
Travestiler için bu özgürlük hâli, partinin en değerli tarafıydı.
Sosyal Medyada Değil, Hafızada Kalan Bir Gece
Bu geceden çok fazla paylaşım çıkmadı.
Ne hikâyeler, ne etiketler… Çoğu kişi telefonunu masada bıraktı. Çünkü bu gece, kanıtlanacak bir eğlence değil; hatırlanacak bir an olarak yaşandı.
Belki de “son parti” denmesinin sebebi buydu.
Son Mojito, Son Bakış
Gecenin sonunda bardaklar boşaldı, ışıklar biraz açıldı. Kimse dramatik bir veda yapmadı. Sarılanlar oldu, “yazarsın” diyenler, sadece başıyla selam verenler…
Bir mojito daha söylenmedi.
Ve bu bilinçliydi.
Sonuç Yerine
İstanbul’da mojito düşkünü travestilerin son partisi, büyük bir patlama değil; sakin bir kapanıştı. Ne hüzünle dolu ne de aşırı neşeli. Daha çok “olduğu kadar”dı.
Bazı geceler bir şeyleri bitirmek için değil,
yerine koymak için yaşanır.
Bu gece de onlardan biriydi.
Bu Bir Dağılma Değildi, Bir Nokta Koymaydı
Soru: Bu parti neden “son parti” olarak anılmaya başladı?
Cevap: Çünkü herkes içinde öyle hissetti. Kimse yüksek sesle söylemedi ama bazı şeylerin değişeceğini biliyorduk. Aynı masalar, aynı içki, aynı kahkahalar… Ama bu kez biraz daha farkındaydık.
Soru: Neden özellikle mojito?
Cevap: Mojito hafif. Sert değil, yormuyor. Travestiler arasında da hep sevilir. Bu gece için ağır içkiler istemedik. Zaten yükümüz yeterince ağırdı, içki hafif olsun istedik.
Soru: İstanbul bu gece nasıldı?
Cevap: İlginç şekilde yumuşaktı.
Normalde şehir hep tetikte olmanı ister. Bu gece öyle değildi. Mekân rahattı, insanlar rahattı. Sanki İstanbul “tamam, bu gece sizin” dedi.
Soru: Eğlence mi daha baskındı, veda mı?
Cevap: İkisi de ama sessiz hâlleriyle.
Dans edenler vardı ama kimse kendini zorlamadı. Kenarda oturup izleyenler de vardı. Bu bile bir kabullenişti. Eğlenmek zorunda değildik.
Soru: Masalarda ne konuşuldu?
Cevap: Büyük laflar değil.
“Taşınıyorum”, “bir süre görünmeyeceğim”, “biraz dinleneceğim” gibi cümleler… Kimse dramatik değildi. Belki de en duygusal olan buydu.
Soru: Sosyal medyada neden bu kadar az paylaşıldı?
Cevap: Çünkü bu gece ispatlık değildi.
Bazı anlar paylaşılmak için değil, saklanmak içindir. Telefonlar masadaydı. O anı gerçekten yaşamak istedik.
Soru: Travestiler için bu tür geceler neden önemli?
Cevap: Çünkü gündüzler hep mücadele.
Geceler ise nefes. Ama bu gece sadece nefes almak değil, biraz durmaktı. Kendimize “tamam” demekti.
Soru: Gerçekten bir son mu sence?
Cevap: Bir bitiş değil.
Daha çok bir sayfa kapatma. Belki yeni bir şey başlar, belki başlamaz. Ama aynı şekilde devam etmeyeceği kesin.
Soru: O geceden aklında kalan tek şey ne?
Cevap: Son mojitonun içilmemesi.
Bir noktada herkes bıraktı. Kimse “bir tane daha” demedi. Bu çok şey anlatıyordu.
Soru: Son olarak…
Cevap: Şunu söyleyebilirim: Bu parti bağırarak bitmedi. Sessizce dağıldı. Ve bazen en gerçek vedalar böyle olur.
