Kadıköy’de Balık Etli Trans Eslem Rüzgârı

Kadıköy’de Balık Etli Trans Eslem Rüzgârı

Kadıköy Sokaklarında Dikkat Çeken Bir İsim

Son günlerde Kadıköy’de özellikle Moda ve çevresinde sıkça konuşulan bir isim var: balık etli trans Eslem. Sosyal medyada büyük kampanyalarla değil, sokakta yürüyüşüyle, duruşuyla ve kendiliğinden oluşan bir görünürlükle dikkat çekiyor. Bu durum, çevrede “Eslem rüzgârı” olarak anılmaya başladı.

Gösterişsiz Ama Fark Edilen Bir Duruş

Eslem’i öne çıkaran şey yüksek sesli paylaşımlar ya da iddialı açıklamalar değil. Tam tersine, sade ama kendinden emin bir tavır. Kadıköy’ün kalabalığında kaybolmayan, ama kalabalığı da zorlamayan bir varlık hâli.

Onu görenlerin sıkça dile getirdiği ortak yorum şu:

“Abartmıyor ama fark ediliyor.”

Kadıköy’ün Alışık Olduğu Ama Hâlâ Konuşulan Bir Görünürlük

Kadıköy, farklı kimliklere alışık bir semt olarak bilinse de, Eslem’in yarattığı etki bunun biraz ötesinde. Balık etli beden algısını saklamadan, özgüvenle taşıması; özellikle gençler arasında olumlu bir karşılık buluyor.

Bu durum, Kadıköy’de beden algısı ve trans görünürlüğü üzerine sessiz bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Sosyal Medyada Değil, Sokakta Konuşuluyor

Eslem hakkında dikkat çeken bir diğer detay ise “viral” olmaması.
Ne büyük paylaşımlar, ne planlı içerikler… Onun yarattığı etki daha çok kulaktan kulağa, birebir gözleme dayalı.

Bir kafede, bir sokak arasında ya da vapur iskelesinde görülen bir an, konuşulmaya yetiyor.

“Olduğum Gibiyim” Yaklaşımı

Eslem’e yakın olanların aktardığına göre, kendisi bu ilginin farkında ama bunu büyütme niyetinde değil. “Olduğum gibiyim” yaklaşımı, Kadıköy’de esen bu rüzgârın belki de en güçlü tarafı.

Ne bir rol, ne bir imaj çabası…
Sadece gündelik hayatın içinde var olmak.

Kadıköy’de Yeni Bir Dönemin Küçük İşareti mi?

Kadıköy’de balık etli trans Eslem rüzgârı, büyük bir değişimin habercisi mi bilinmez. Ancak şurası net: Görünürlük artık tek bir kalıba sığmıyor. Sessiz, sakin ama kararlı bir varoluş biçimi, daha çok insan tarafından fark ediliyor.

Bu rüzgâr belki kısa sürede diner, belki de iz bırakır.
Ama şimdilik Kadıköy’de konuşulan konular arasında yerini almış durumda.

Bir akşamüstü Kadıköy’de, Moda’ya doğru yürürken küçük bir kahvecinin önünde durdu Eslem. İçerisi kalabalıktı, dışarıda ise iki tabure boştu. Oturdu, montunu sandalyenin arkasına astı. O sırada yan masadaki iki genç fısıldaşmayı bıraktı, biri diğerine eğilip “çok güzel bir enerjisi var” dedi, sesini kısmaya bile gerek duymadan.

Barista siparişi alırken Eslem’e “her zamanki gibi mi?” diye sordu.
Eslem gülümsedi, “evet” dedi, başka da bir şey eklemedi.

Kahve geldiğinde sokaktan geçen yaşlı bir kadın kısa bir an durdu, baktı, sonra başıyla selam verdi. Eslem refleksle karşılık verdi. Ne uzun bir diyalog oldu ne de garip bir an. Her şey çok sıradandı.

Belki de o gün fark edilen şey şuydu:
Eslem’in dikkat çekmesi, bakılmasından değil; o anın içine fazlalık yapmadan ait olmasındandı.

Kadıköy’de “Eslem rüzgârı” denilen şey biraz da böyle esiyordu.
Sessiz, kısa ve iz bırakarak.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir